SESLI SOHBET GIRISI

UYGUR HAKANLIĞI BoZKuRTLaRSeSLi.NeT Seslichat Seslisohbet

BÖRTECINE
Tarih: Şubat 7th, 2013 at 11:35 pm

UYGURLAR
A- UYGUR HAKANLIĞI

745′de, Gök-Türk iktidannı yıkarak, Ötüken’de devlet kuran Uygurlar şu 9 urug’dan meydana gelen bir birlik idi: Yaglaqaryaglakır – hakan uruğu (ihtimal yagıla + qır=düşman ile savaşmak)/; Hıı-tu-ko (Uturqar ihtimal ut (kazanmak) + r + gar); Hu (Kiu-lo-vu (po)= Kürebir); Küremür (ihtimal Küre (korunmak) + bir); Mo-ko-si-ki (Bagasıgır?); A-vu-çö (Ebirçeg veya Abırçak?); Hu-vu-su; Yo-vu-ku (Yagmur-qar); Hi-ye-vu (Ayavire/Ayabi-re=Ayamur, Aymur (yagmur, küramür gibi), krş. Oğuz Eymür boyu=şerefli, itibarlı) Bu uruglardan kurulu Uygur kabilesinin (boy’unun) idaresi altındaki Dokuz-oğuz birliğinin (bodun’unun) kabileleri de şunlardı: P’u-ku (Buku, Tiirkçe unvan), Hun (Qun), Pa-ye-ku (Bayırku), T’ung-h (Tongra), Sse-kie (Sıqar), K’i-pi, A-pu-sse (Po-si= Si?), Ku-lun-vu-ku, A-tie (Ediz) Görüldüğü üzere, On-Uygur diye anılan birlik467 9 adet Oğuz b-yuna, -9 urugdan kurulu- Uygur boyunun ilavesiyle meydana gelmişti. Orhun’da Uygur “ordu”sunu (başkentini) ziyaret eden müslüman Tamîm de, hükümdardan başka, herbirinin 13′er bin savaşçısı bulunan 17 başbuğdan (Bey?) bahsetmiştir. Demek ki, bunun 9′u Oğuz boy’u başbuğu, 8′i de (hükümdarın uruğu hariç) Uygur urugu başbuğu idi. Uygur boyu idaresindeki 9 kabileye, Basmıl ve Karluk boylannın katılması ile birlik sayısı 11 oldu. Bir Çin kaynağına (Kiu T’ang-shu) göre de Uygur hakanlığı 11 “vali” tarafından idare edilmekte idi. Orhun kıyısında başkenti Ordu-balık şehri (sonraki Karabalgasun yakınında)’ni kuran ilk Uygur hakanı Kutlug Bilge Kül 747′de öldü. Yerine oğlu Moyen-çor (Bayan-çor?) kagan oldu (“Tanrıda bolmış îl-Etmiş Bilge kagan”. 747-759). Orhun-Selenga nehirleri arasında Şine-usu gölü yakınındaki, Uygur hakanhğının ilk devri için mühim olan kitabeden anlaşıldığına göre, hakan Moyen-çor Dokuz-oğuz’ları toplamış, kuzeyde Kırgız’larla, batıda Karluk’lar ve onlara yardım eden Türgişler ve Basmıllarla, Sekiz-Oğuz, Dokuz-Tatar ve Çik’lerle savaşmış, bunlann hepsini kendine bağlamış, hakimiyetini Yenisey kaynakları, Çu-Talas havalisi, îç-Asya ve Kerulen’e kadar yaymış; oğullannı yabgu, şad tayin etmişti. Fakat asıl Çin üzerinde tesirli oldu. Karluklar tarafmdan desteklenen îslam kuvvetleri ile Çinliler arasında cereyan eden büyük Talas muharebesi(751)’nde Çinliler ağır mağlübiyete uğramış, Tarım havzasının Uygur’lara geçmesini sağlayan ve Çin’in Orta Asya’dan çekilmesini sonuçlandıran bu savaş üzerine, Çin’de büyük hadiseler olmuştu ki, bunların en mühimi, Türk anadan doğan An-lu-şan adlı bir kumandanın 200 bin kişilik bir kuvvetle Çin başkentleri Lo-yang (756) ve Lygur tuccarlarının Çin’de tahakkumlerinden doğan bazı anlaşmazlıklar gi-deriidi. Yerine oğlu “Ay Tanrıda kııt bıdmış Knlüg Bilge Kagan” (789-790) ve sonra bunun oğlu Kutlııg Bilge (790-795) hakan oldular. Eskiden beri Çin’e karşı ilgi duyan Tibetliler o sırada Beç-balık havalisinde bulunan Şa-t’o Türkleri ile anlaşarak, baskınlara başlamışlardı. Çin’i korumayı iktisadî ve kültürel sebeplerle gelenek haline getirmis olan Uygurlar, kuvvet göndererek tecavüzleri önlemek istedilerse de başarıya ulaşamadılar. îtibarı sarsılan hakan öldürüldü. Ötüken’de karışıklık çıktı. Fakat 795′de hakan olan, Ediz boyundan, sevilmiş kumandan ve idare adamı Kutlug (795-805. Ay Tanrıda ülüg bulmış Alp Kutlug Bilge Kagan) ile, sonraki “Ay Tanrıda, kut bulmuş Külüg Bilge” (805-808) zamanlannda bir huzur devri açıldı. İktisadî faaliyet gelişti. İç-Asya’nın mühim ticaret çehirlerine nüfuz edildi. Dış siyaset yönünden zamanı oldukça sakin geçen hakan “Ay Tannda kut bulmuş Alp Bil-ge” (808-821)’den sonra, “Ay Tanrıda ülüg bulmış Küçlüg Bilge” (821-833) ihtimal “Kara-balgasun kitabesi”ni diktiren hakandır ki, hükümdarlığı başarılı geçmiş, Türkistan üzerine sarkmak isteyen Tibetlileri durdurmuş, hakanlığa bağlı Karlukların başına yeni bir yabgu tayin etmiş ve ta Soğd bölgesine kadar ticari münasebetlerini geliştirmiştir. Fakat, sonra memlekette huzursuzluk başgösterdi. Hakan öldürüldü, yeğeni “Ay Tanrıda kut bulmuş Alp Küliig Bilge Kagan” (833-839) da bakanının tahrik ettiği bir isyanda telef oldu. Gittikçe koyulaşan Maniheizm tesirleri dolayısiyle Uygurlardaki gevşemeye karşılık Yenisey bölgesinde yeni bir kudret halinde beliren ve 20 yıldan beri Orhun bölgesini baskı altında tutan Kırgızlar 840 yılında kalabalık kuvvetlerle Uygur topraklanna girdiler, başkent Ordu-balık’ı zaptederek son hakan Ho-sa(839-840)’yı öldürdüler, ahaliyi kılıçtan geçirdiler. Ötüken’de devletleri yıkılan Uygurlar kütleler halinde yurtlannı terkederek Karluk ülkesine, Çin sınırlanna ve daha kesif olmak üzere, zengin ticaret merkezlerinin bulunduğu İç-Asya’ya göçtüler.

Hakan ailesine mensup iki kardeş tarafından idare edilen bu göçten sonra Uygur tarihinin ikinci safhası başladı. Göç sırasında başlarında, kendi-eri tarafından “kagan” seçilen Vu-hi Tegin (841-846)’in bulunduğu Uygurlar bir müddet bazan Kırgızlar, bazan Çinliler tarafından hırpalandıktan sonra, bir kısmı (Kan-su’da) Çin tabiiyetine girerken, diğerleri Pang Tegin idaresinde batıya Karlukların ve öteki Türk boylarının yurtlarına doğru yollandılar ve her iki tarafta da devletler kurdular. Fakat bunlar artık “Bozkır Türk Devleti”nden farklı idiler ;hakimiyeti genişletme düşüncesinde olmamış, büyük siyasi çatışmalara girmemiş, başta çin hükümetleri olmak üzere , başta Çin hükümetleri olmak üzere komşularıyla dostluk ve ticaret ilişkilerini sürdürmeği tercih etmiştir.

Kan-Çou Uygur Devleti

Bir kısım soydaşlarmın aşağı yukarı 150 yıldan beri sakin bulunduğu Kan-su bölgesine gelerek, buranın merkezi Kan-çou(eski Gu-tsang)’da yerleşen Uygurlar (847), Çin ile, daha ziyade ticarî faaliyetler üzerine kurulu iyi münasebetlerini, imparatorların kızları ile Uygur prenslerinin evlendirilmeleri gibi akrabalık bağları ile de sağlamlaştırmışlardır. Ancak T’ang sülalesine karşı isyanlann arttığı 10. asır başlarında Kan-su Uygurları, bağlı oldukları ve merkezi Tun-huang olan Çin askerî bölgesi ile ilgilerini kestiler: Burada, 905 yılında muhtar bir “devlet” kuran bir asî general “Batı Han’larının Altın-dağ kırallığı” adını verdiği bu devlete Uygur’ları tabi tutmak istemiş, fakat Kan-çou Uygurları tarafından gönderilen Tegin adlı kumandanın idaresindeki ordu Tun-huang’ı kuşatarak halkı “kıral”ı teslim etmeğe zorlamıştı (911). Bu hadise üzerine Uygurların batı kolu da istiklal kazanmıştır. 906′da yıkılan T’ang hanedanının yerine geçen çoğu Şa-t’o (Türk) asıllı “5 sülale” zamanında (906-960) Muahhar (sonraki) Leang (907-923) ile Uygurlar pek ilgilenmemişlerdir. 911′de Tibet elçisi ile birlikte Çin’e giden Uygur elçisi münasebetiyle “Büyük Uygur devletinin şefi”nden söz edilmesi Tun-huang zaferinden sonra Uygurların siyasî kudretinin arttığını göstermektedir. “5 sülale”nin ikincisi olan Muahhar T’an ailesi (923-936)’nin kurucusu Şa-t’o hükümdarı, o zaman başlarında Jen-mei (“cesur ve doğru”) Ka-gan’ın bulunduğu Uygurlar tarafından samimiyetle karşılandı. Jen-mei’den sonra, 924′de Tegin (924-926), sonra A-tu-yu (=”Adrug, seçkin”) ve Jen-yıı hakan oldular. Çeşitli tarihlerde Apa, Kiın, Bars adlı elçiler Çin’e gönderildiler. Çin’de 3. sülale(Muahhar Tsin veya Chin)’yi kuran Şa-t’o hükümdarı (937-946) zamanında, Jen-mei (l.’nin kardeşi) Çin’e Altun adındaki elçisini gönderdi. Muahhar Han (947-951) ve Muahhar Chou (951-960) aileleri zamanında ise, gerek Kan-çou Uygur Devleti’nden, gerek Batı Uygurlan’ndan Çin’e hey’etler gitmiştir. Bu ziyaretlerin ticarî ilişkileri geliştirmek için yapıldığı tahmin olunuyor. Kan-çou-Tun-huang Uygurları, görüldüğü gibi, büyük bir askerî kudret gösterememişler, bu sebeble de haklarında fazla bilgi mevcut olmamıştır. 10. asrın başından itibaren Mançurya ve Kore kabilelerini toplayarak kuzeyde bir baskı unsuru halinde beliren ve bilhassa “5 sülale” devrinde Çin’in bazı kısımlarını ele geçiren K’i-tan’lar nihayet bir hanedan (Liao sülalesi. 907-1211) kurarak Kuzey Çin’de hükümran olduklan zaman, Uygur Devleti de onların (940′dan sonra) ve daha sonra, 1028′lerde, Tangutların nüfuzu altına girdi, 1226′da da Cengiz Han Moğollarının tahakkümü altına düştü. Kan-çou Uygurları daha o sıralardan beri “San Uygurlar” diye bilinen Türk topluluğudur ki, hala Batı Çin sahasında yaşamaktadırlar.

DOĞU TÜRKİSTAN (TURFAN) UYGUR DEVLETİ

İç Asya’ya doğru göçen Uygurların başında Vu-hi Tegin’in kardeşi, Ngu-nie Tegin bulunuyordu. Kendisi 13 Uygur kabile birliğinin son “kagan”ı (846-848) kabul edilmektedir. Batıya gelen bu Uygur kolu Tanrı Dağlan, Beş-balık, Turfan taraflanna yerleşerek, 840′da Ordu – balık’da istilacılar eli ile öldürülen Uygur hakanının yeğeni Mengiryi “kagan” (Ulug Tanrıda kut bulmış Alp Külüg Bilge) seçti (856). Tibetlilerin hücumuna karşı, nüfuzu altında tutmak istediği bu bölgede kendisine bir dost arayan Çin, bu Uygur devletini derhal tanıdı. 873′e doğru “kagan”ın Buku Cin olması muhtemeldir. Tang’lar ismen de olsa kendilerine bağlı ve siyasetlerine uygun bir tutum içinde bulunan bu Uygur devletinin, meçrü Çin idaresine isyan eden Turfan, Beş-balık askerî valilerini ortadan kaldırarak Hami’ye kadar hakimiyet kurmalarına şüphesiz müdahale etmiyorlardı. Bu suretle siyasî nüfuzu gittikçe artan ve İç-Asya’nın ticaret yolları üzerinde olması ile de iktisaden gelişen Uygur devleti aynı zamanda Maniheizm’in bölgede yayılmasına vasıta oluyordu. Nitekim T’ang’ların yıkılışı sırasında Tun-huang askerî bölgesini işgal eden Çinli kumandan, yukarıda bahsettiğimiz muhtar “devlet”ini kurarken “Beyaz elbıse giyen Gök-oğlu” lakabını almıştı (Maniheıstler beyaz giyiniyorlardı). Fakat, bilindiği gibi, Kan-çou Uygurları bu muhtar “devlete son vermişler (911), bu tarihten itibaren Doğu Türkistan Uygur Devleti de müstakil olmuştu.

Bundan sonra, güneyde Tibet, Batı Türkistan’da Karluk bölgesi ile sınırlı ve baçlıca şehirleri Turfan, Kaşgar, Beş-balık, Kuça, Hami olan ülkelerini müdafaa ile iktifa ederek san’at, edebiyat ve ticaret sahasında yükselen bu Uygur devleti ile ilgili siyasî hadiseler hakkında fazla bilgi görülmüyor. Ancak 947′lerde başkentin Koço (Doğu Türkistan’da Turfan’m yakınında Kara-khoço=Kao-ç’ang) şehri ve yazlık merkezin de Beş-balık (Pei-ting) olduğu ve “Kün Ay Tanrıda kut bulmış Ulug kut ornanmış, alpın, erdemin il tutmuş Alp Arslan Kutlug Kül Bilge-Tanrı Han”ın devleti idare ettiği biliniyor. 948′de “Kün Ay Tanrıteg küsönçig körtle yaruk-Tanrı Bögü Tenri-ken”in bulunduğu Khoço’daki bir kitabeden anlaşılmaktadır. Bu Uygur hükümdarları “Iduk-kut” unvanı ile de anılıyor ve başkente “Iduk-kut (îdi-kut) şehri” deniyordu. Uygurlar hakkında en ilgi çekici bilgiye, Çin’deki Kuzey Sung imparatoru tarafından 981′de Kara-khoço’ya elçi olarak gönderilen Wang Yen-tö’nün seyahat notlarında tesadüf edilmektedir ki, kültür tarihi bakımından büyük değer taşır.

Doğu Türkistan Uygur Devleti’nde, öteki Uygur kolunda olduğu gibi, Budizm çok yayılmış, hatta Maniheizm’den üstün bir mahiyet almış, bunun yanında Nesturi hıristiyanlık ve başlangıçta pek az olmak üzere îslamiyet tesirlerini göstermiştir. Müslüman-Türk Kara-Hanlılar, Kaşgarlı Mahmud’un eserinde (1074) “kafir” diye bahsedilen Uygurlarla mücadele ediyor ve Uygur memleketinde îslamiyeti yaymağa çalışıyorlardı. Sonra îslamiyet Çin’e Uygurlar aracılığı ile girdiği için orada ilk müslüman Çinlilere Huei-ho (Uygur) denilmiştir. Doğu Türkistan Uygur Devleti 1209′da Cengiz Han’a bağlandığı zaman, başta, o tarihe kadar Kara-Hitaylara tabi durumda olan İdil-kut Barçuk Art-Tegin bulunuyordu.Islam kaynaklannda (Kudame /ölm. 948/, El-Mes’üdî, Gerdîzî, Tamîm b. Bahr, Mervezî, El-îdrîsî /ölm. 1166/) daima “Dokuz-oğuz” (Toquz-guz) diye bahsedilen Uygurların hakimiyeti fiilen sona ermekle beraber, Moğollar tabiiyetinde kalarak Uygur hükümdar ailesi Çin’de Ming devrinin başlanna, yani, son Uygur îdi-kut’u Ho-şang, Ming sülalesi kurucusuna teslim oluncaya kadar (1368) devam etmiştir. Ayrıca, Kara-Hitay devletinde olduğu gibi, meşhur devlet adamı Tata-Tonga ve oğulları ile diğer birçok Uygur, Cengiz Moğolları devletinde de yüksek idarî vazifeler almış ve başta hayvancılık, meyvecilik, dil, yazı olmak üzere Uygur medenî tesirleri Asya’nın doğusunda ve batısında (bilhassa Karluklar, Kara-Hanlılar yolu ile) asırlarca hissedilmiştir.

SESLI SOHBET GIRISI
Henüz Yorum Yazılmamış.
Yorum Yazın

* İsminiz

* Mail Adresiniz

Web Siteniz

*
Sizin bir script,virus ya da zararli bir yazilim olmadiginizi, asagidaki kodu dogru girerek yapacaginiz yorum ile anlamis olacagim. Guvenlik geregi yapilan bir uygulamadir. Girmeniz gereken kodun uzerine tiklayarak, kodlari sesli olarakda dinleyebilirsiniz. Bu resme tiklayarak harfleri sesli olarak dinleyebilirsiniz.
Guvenlik kodunu sesli dinle


Sesli Sohbet Girisi
Menü
 ŞEHİTLER ÖLMEZ
Katagoriler
Arşiv
Sayfalar